Bir kongrenin daha ardından

Antalya’da 24 ve 27 Mart 2016 tarihleri arasında düzenlenen 6. Ulusal Alzheimer Kongresi, tüm geçmiş kongrelerde olduğu gibi yoğun bir programa ve geniş bir katılımcıya sahipti. Katılımcılar, nörologlar, psikiyatristler, geriyatristler, aile hekimleri, psikologlar, mühendisler ve ilaç firma çalışanlarından olmak üzere, ortak bir dil konuşabilen ama oldukça farklı alanlardandı. Üç gün boyunca geç saatlere kadar süren tüm oturumlara yoğun katılım oldu

Kongrenin ilk günü Alzheimer derneğinin tüm şubeleri bir araya geldi. Yıl içinde yapılan tüm önemli faaliyetler konuşuldu ve derneğin stratejik planı tekrar gözden geçirildi. Toplantıda yıl içinde her şubenin büyük emek ve gönüllülük isteyen ve birbirinden faydalı faaliyetleri değerlendirildi. Karşılıklı etkileşim içinde her şubenin yaratıcı faaliyetleri diğer şubeler için de ilham yarattı. Toplantı sonunda hastalar ve toplum için iyi bir şeyler yapmış olmanın huzuru ile gelecek yıl faaliyetleri için büyük bir moral depolandı.

 

Bilimsel kısımda ise kongre klasikleşmiş ilk gün kursu ile başladı. Prof. Dr. Hakan Gürvit ve Prof. Dr Öğet Öktem moderatörlüğünde yapılan bu kursta klasik demans sendromlarının klinik yönleri ile nöropsikolojik değerlendirme yöntemleri anlatıldı. Hem klinik yönü hem de nöropsikolojik değerlendirme yönü işlendiğinden kursa hekimler ve psikologlar tarafından ilgi büyüktü.

 

25 Mayıs Cuma gününe, kongre ve onursal başkanımız Prof. Dr Murat Emre ve dernek başkanımız Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu tarafından yapılan açılış konuşmaları ile başlandı. Hemen ardından ana konuşmayı yapmak üzere demans alanında “duayen” olarak kabul edilen Chicago Northwestern Üniversitesinden Prof. Marsel Mesulam kürsüye çıktı. Bu topraklarda doğup üniversite hayatına kadar İstanbul’da yaşayan ve her alanda Türkiye’ye desteklerini hiç bir zaman esirgemeyen Marsel hocamız Alzheimer hastalığında günümüzde hangi aşamada olduğumuzu ve “süper yaşlılar” ismi verilen ve sağlıklı bir şekilde yaşlanan kişilerdeki bulguları anlatan ufuk açıcı bir sunum yaptı. Bu konuşmanın hemen ardından İngiltere’den Prof. Paul Edison en yeni tanı yöntemlerinden olan “moleküler görüntüleme” konusunda son gelişmeleri bizlere nakletti. İlk oturumun hemen ardından yapılan konuşmalarda Dr. Ebba Lohmann, Prof. Dr. Gökhan Erkol ve Doç. Dr. Başar Bilgiç tarafından Alzheimer hastalığındaki genetik çalışmalar, nörotransmiter sistemleri ve beynin ak madde hasarları ile ilgili güncel veriler paylaşılıp tartışıldı. Aynı günün öğleden sonra oturumlarında ise nöropsikoloji alanında en önemli otör olan Prof. Sandra Weintraub, demanslarda pratik değerlendirme yöntemlerinden bahsetti. Hemen ardında kürsüye tekrar çıkan Prof. Mesulam kendi ismi ile de anılan Primer Progresif Afazi adı verilen hastalıkla ilgili bir güncelleme yaptı. Cuma gününü son oturumu temel kurs olarak düzenlenmişti ve bu oturumda yer alan Prof. Dr. Demet Özbabalık, Prof. Dr. Türker Şahiner ve Prof. Dr. Mustafa Bakar, demanslarda tanı, ayırıcı tanı, ileri tanı yöntemleri ve temel tedavi konusunda bilgilerini interaktif bir biçimde aktardılar.

26 Mart Cumartesi günü sabahında Alzheimer hastalığındaki tıbbi ve tıbbi olmayan tedaviler tartışıldı. Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu, tıbbı olmayan tedavilerin bilimsel alt yapısından bahsederken, Prof. Dr. Hüseyin Şahin merakla beklenen aşı çalışmalarındaki son durumu nakletti. Prof. Dr. Murat Emre ise ileride kullanıma girme ihtimali olan aşı dışı diğer tedavileri özetledi. Sonraki birleşimde ise kongrenin bir diğer klasiği haline gelen “Ders Aldığım Hastalar” oturumunda Doç.Dr. Remzi Yiğiter, Doç.Dr. Özlem Aki Erden, Doç.Dr. Ebru Barçın, Y.Doç.Dr. Ahmet Evlice, Uzm.Dr. Evrim Göde ve Prof. Dr. Figen Güney ilginç vaka örnekleri sundular.  Öğleden sonra ise demansların ciddi bir boyutu olan psikiyatrik bulgular konusunda Doç. Dr. Eylem Cankurtaran, Doç. Dr. Sibel Çakır ve Doç. Dr. Tuğba Özel-Kızıl sunumlarını yaparken, hemen ardından demansların bir diğer boyutu olan dahili sorunlar konusunda Doç. Dr. Fatih Tufan, Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran ve Doç. Dr Murat Varlı deneyim ve bilgilerini paylaştılar.

Kongrenin son gününde mühendisleri ve tıp çalışanlarını bir araya getiren “Multidisipliner Nörogörüntüleme” kursu ile kongre başarılı bir şekilde sona erdi.

Bu yıl kongreye katılan poster başvuruları arasından İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Berrin Çavuşoğlu ve arkadaşlarının yaptığı “Hafif Kognitif Bozukluk Hastalarında Beyaz Cevher Bütünlüğünün Değerlendirilmesi” adlı çalışma birinciliğe layık görüldü.

 

Şubeler olarak birbirimizle kenetlenip, geleceği planlayıp, bilimsel bilgileri de özümseyerek kongremizi sonlandırdık. 2017 yılında yapılacak 7. Ulusal Alzheimer Kongresinin planlamasına ise döner dönmez başladık. Gelecek yıl hem bilimsel alanda, hem tedavide, hem de sosyal alanda daha da yol kat etmiş olarak toplanmak üzere…

 

 

Dr. Başar Bilgiç