29Ağu

Kahvenin sadece hatırı değil, sağlığa da katkısı var

  • Türkiye’de 600 bin kişi alzheimer hastası Yapılan araştırmalara göre, dünyada 47 milyon, ülkemizde ise 600 bin kişinin Alzheimer hastası olduğu belirlendi.

  • Alzheimer’e ne kadar erken tanı konursa, bu hastalıkla mücadelede başarı şansı o kadar yüksek oluyor.

  • Işın Baral Kulaksızoğlu, gelmekte olan Alzheimerli hasta dalgasına dikkati çekerek, “Hazır değiliz” dedi.

  • Ancak hastalığın tanısı çoğunlukla hastalar gündelik şeyleri unuttukları, karıştırdıkları veya yön bulmakta zorlandıkları zaman, yani geç kalındığında konuyor.

  • http://www.palo.com.tr/a/65-ten-sonra-6-kad%C4%B1ndan-1-i-alzheimer-1877758
29Ağu

Koku Tanıma Testiyle Alzheimer Tanısı

Koku Tanıma Testiyle Alzheimer Tanısı

Türkiye Alzheimer Derneği, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Başar Bilgiç, Doç. Dr. Barış Topçular, Hüseyin Beşgül, Revna Demirören ve Burcu Cesur’un yanı sıra hasta yakını Aysın İzer’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda Alzheimer tedavisinde ve teşhisinde kaydedilen son gelişmeler hakkında bilgiler verildi.

Türkiye nüfusu içinde şu an toplam nüfusun yüzde 8,7’sini oluşturan 65 yaş üstü nüfus hızla artıyor. Buna karşın diğer yaş grupları bu hızda bir artış göstermiyor. Bu nedenle demans hastalarının sayısında hızlı bir artış izleniyor. Halen dünyada 47 milyon Alzheimer hastası var ve 2030’da 76 milyon ve 2050’de ise 135.5 milyon hasta olması bekleniyor. Türkiye’de ise 600.000 aile bu hastalıkla mücadele ediyor.

HER 3 SANİYEDE 1 KİŞİ DEMANS HASTASI OLUYOR

Her 3 saniyede 1 kişinin demans hastası olduğunu ve bunların 3’te ikisinin Alzheimer’a yakalandığını vurgulayan Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, şöyle konuştu: “Türkiye Alzheimer Derneği olarak kuruluş amacımız, toplumun demans ve Alzheimer hakkındaki bilinç ve bilgisini artırmak, ayrıca hasta ve hasta yakınlarına destek vermektir. Uzun yıllardır Alzheimer’s Disease International’ın (ADI) ve Alzheimer Europe’ın (AE) üyesi olan derneğimiz, Alzheimer hastalarına destek olmak amaçlı faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürmektedir. Bu doğrultuda bu sene Konya Şubesi Gündüz Yaşam Evi’ni ve Mersin Şubesi Yatılı ve Gündüzlü Yaşam Evleri’ni açarak hasta ve hasta yakınlarına sunduğumuz desteği artırdığımız için son derece mutluyuz.”

ALZHEİMER KADINLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR

Alzheimer’in kadınlarda daha çok görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, şöyle konuştu: “Elde edilen yeni verilere göre 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i Alzheimer hastası olurken, erkeklerde bu oran 11’de 1 olarak gözlenmekte. Mevcut hastaların 2/3’ü de maalesef kadın. 60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riski, kadınlarda çok korkulan meme kanseri olma riskinden 2 kat daha fazla. Bu konuda;  hormonal ve biyolojik faktörler,  yaşam süresi, iş alanları, eğitim düzeyi, kalp hastalıklarının görülme sıklığı, strese duyarlılık, sık depresyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceği öne sürülüyor.”

Alzheimer Riskini Azaltmak İçin

.  Kalbinize iyi bakın

.  Hareket edin

. Sağlıklı beslenin

. Aklınızı çalıştırın

. Aktif bir sosyal yaşam sürün

ALZHEİMER HASTA YAKINLARI İÇİN HER GÜN “EN UZUN GÜN”

Basın toplantısının katılımcılarından, Alzheimer hastası yakını Aysın İzer şunları söyledi: “Alzheimer ülkemizde de çok yaygın görülen bir hastalık olmasına rağmen halen bu konudaki toplumsal bilinç yetersiz seviyede. Hala Alzheimer’ın normal yaşlanma sürecinin bir parçası olduğunu ve bellek kaybından ibaret olduğunu düşünenler var. Evet, Alzheimer unutkanlıkla başlar ama kesinlikle bundan ibaret değildir. Alzheimer’a yakalanan kişilerin yakınlarını bekleyen çok zor bir süreç vardır ve herkes kendini bir gün bu durumda bulabilir. 10-15 yıl sürebilen hastalıkta orta evrelerden itibaren hasta yakınının en önemli görevlerinden biri bakım vermektir. Gece ve gündüz aralıksız, dikkat ve anlayış ve de sevgi ile bu bakımı vermek çok zorluklar taşıyan bir iştir ve hasta yakınlarının alacağı her destek ve onlara uzanacak her bir el önemlidir. Bunu bilerek, bu hastalık konusundaki toplumsal farkındalığı artırmak için bir şeyler yapmak son derece değerlidir. Bu nedenle bizi bu konuda bilinçlendiren ve her türlü pratik çözümü bize öğreten Türkiye Alzheimer Derneği’ne bir kez daha teşekkür ederim.”

YAŞLILIKTA KOKU ALGISININ AZALMASI, DEMANS İLE İLİŞKİLİ OLABİLİR

Alzheimer tanısı konusunda gelinen son aşamalara değinen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Barış Topçular şunları söyledi: “Yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, bilişsel bozukluk ve Alzheimer hastalığını saptamada koku tanıma testinin etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle ileri yaşlarda kokuları tanıma ve ayırt etmede bozulmalar, Alzheimer hastalığının erken habercisi olabilir. Araştırmalarda koku tanıma testi, bilişsel bozukluk ve demans tanısı için kullanılan iki biyolojik belirteç ile karşılaştırılmıştır. Bulgular bilişsel bozukluk ve demansı saptamada koku tanıma bozukluğunun, MR kullanarak ölçülen entorhinal korteks kalınlığı kadar, hatta daha da iyi bir belirteç olduğunu göstermiştir. Buna karşın koku testi beyinde amiloid plakları gösteren Amiloid PET kadar etkin bulunmamıştır. Ancak, PET incelemeleri koku tanıma testine kıyasla son derece maliyetli ve uygulanması zordur. Daha ileri araştırmalar koku alma testinin demans riskini erken dönemde saptamada kullanışlı bir testi haline gelmesini sağlayabilir.”

Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir?

. Günlük yaşamı etkileyecek düzeyde unutkanlık ( özellikle yakın zamana ait olayları ve insan isimlerini hatırlayamama)

. Günlük işlerini yerine getirmekte güçlük çekme (Örneğin alışveriş yapma, yemek pişirme ya da bir ev aletini çalıştırma)

. Kelime bulmakta güçlük çekme

. Tarihleri unutma veya bildiği yolları bulamama

. Karar vermekte güçlük çekme ( Örneğin giysi seçimi)

. Pratik Düşünme becerisinin azalması ( hesap yapabilme ya da planlama)

. Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma ( Örneğin; gözlüğünü ayakkabı dolabına koyma)

. Ruh hali veya davranışlarda değişiklik ( Örneğin; çabuk çabuk ağlama ya da sinirlenme)

. Kişilik değişiklikleri ( Örneğin; çevresindeki insanlardan kuşkulanma ve suçlama)

 

ERKEN YAŞLARDA EĞİTİM VE ZİHİN EGZERSİZLERİ FARK YARATIR

Eğitime erken yaşlarda başlayanlarda ve eğitim düzeyi yüksek olan kişilerde Alzheimer görülme oranının daha düşük olduğunu belirten Doç. Dr. Barış Topçular şunları söyledi: “Eğitimin Alzheimer hastalığı için bir koruyucu faktör olduğu nörobiyolojik olarak da gösterilmiştir. Wisconsin Üniversitesi Alzheimer Araştırma Merkezi’nde yürütülen çalışmada 268 katılımcıda eğitim düzeyinin Alzheimer Hastalığı gelişimi üzerine etkileri incelenmiştir. 211 sağlıklı birey ile 57 bilişsel bozukluğu olan bireyin katıldığı çalışmadaki bulgular, eğitim düzeyi yüksek bireylerde Alzheimer hastalığında rol oynayan amiloid ve TAU proteinlerinin birikiminin, eğitim düzeyi düşük bireylere kıyasla çok daha az olduğunu göstermektedir. Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bir grup araştırmacının elde ettiği veriler “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin de ileride demans gelişme riskini azalttığını göstermekte. ACTIVE çalışmasında çeşitli bilişsel egzersizlerin sağlıklı bireylerdeki etkileri 10 yıl süreyle izlenmiştir. Altı farklı araştırma merkezinden 2,785 katılımcının olduğu çalışmada bellek egzersizleri, akıl yürütme egzersizleri ve bilgisayarlı “bilgi işleme hızı” egzersizleri karşılaştırılmış ve sadece “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin demans üzerine etkili olduğu görülmüştür.  10 yıllık takipte bilgi işleme hızı egzersizlerinin demans gelişme riskinde yüzde 33 oranında azalma ile ilişkili olduğu görülmüştür. Biz de Türkiye Alzheimer Derneği olarak Gündüz Yaşam Evlerimizde bilgisayarla dikkat ve bellek rehabilitasyonu uygulamaları başlattık.

BESLENME, EGZERSİZ VE MEYVE YEMEK DEMANS RİSKİNİ AZALTIYOR

Finlandiya’da, geniş bir katılımcı kitlesi üzerinde gerçekleştirilen FINGER çalışmasında Akdeniz tipi diyet ile beslenen, düzenli fiziksel ve bilişsel egzersiz yapan ve kalp damar hastalıkları açısından kontrol altında olan bireylerde demans gelişme riskinin daha düşük olduğunun saptandığını belirten Doç. Dr. Barış Topçular şöyle devam etti: “Amerika’da yapılan benzer bir çalışmada ise Akdeniz tipi diyet ile beslenen, fiziksel ve bilişsel egzersiz yapan bireylerde Alzheimer Hastalığı için karakteristik olan amiloid ve tau proteinlerinin beyindeki birikiminin çok daha az olduğu belirlenmiştir. Ayrıca 2016 yılında çeşitli çalışmalarda elde edilen bulgular günlük meyve tüketiminin Alzheimer Hastalığına yakalanma riskini belirgin şekilde azalttığını ortaya koymuştur.”

 

TIBBIN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ ZORLUK: ALZHEİMER HASTALIĞI

Tam aşılardan umut kesilmişken, yaşanan yeni gelişmelerde Alzheimer tedavisindeki tablonun bir kez daha değiştiğini belirten Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Başar Bilgiç tedavi alanındaki gelişmeleri özetledi. “1906 yılında Alzheimer hastalığını tarif eden Alman nöropsikiyatr Alois Alzheimer, hastalıkta beyinde amiloid plaklar ve nörofibriler yumaklar adı verilen istenmeyen birikimlerin olduğunu yazmıştı. Son 10-15 yıl ise beyinde biriken amiloid maddesini temizleyen aşı çalışmalarının heyecanı ile geçti. Tüm hararetine rağmen bu çalışmalar ya başarısız sonlanmış ya da çok sınırlı olarak etkili çıkmış ve bu stratejiden yavaş yavaş umut kesilmişti. Tam bu sırada geçtiğimiz haftalarda Nature dergisinde erken dönemdeki Alzheimer hastalarının beyninde biriken amiloid maddesini doz ile ilişkili olacak şekilde temizleyen “Aduconumab” adlı molekülün verileri yayınlandı. Bu verilere göre bu molekül diğer aşılar gibi beyinden amiloid maddesini temizliyor ama onlardan farklı olarak ilk defa hastalarda gidişatı da yavaşlatıyor. Bazı yan etkiler izlense de bunların bu çalışmada kabul edilebilir yan etkiler olduğu söylenebilir. Önümüzdeki yıllarda bu molekülün ikinci aşama verilerini heyecanla bekleyeceğiz.

SOSYAL BİR HAYAT, KAHVE VE KAKAO ALZHEİMER’E KARŞI KORUYUCU

Sosyal bir hayatın Alzheimer’a karşı koruyucu bir etkisi olduğunu belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, kahve ve kakaonun koruyucu etkilerinin üzerinde durdu. “Yapılan saha çalışmalarında kahve tüketimi ve demans görülme sıklığı arasında ters orantı olduğu görülmüştür. Bu ilişkinin araştırıldığı tüm çalışmaların sonuçlarının bir araya getirilmesi ile hiç kahve içmeyenlere göre, günde 1 ila 2 bardak arasında kahve tüketen kişilerde Alzheimer hastalığı riskinin azaldığı gözlenmiştir. Buna karşılık 3 bardak ve üstü olacak şekilde aşırı kahve tüketenlerde bu olumlu etkinin ortadan kalktığı görülmüştür. Benzer şekilde kahve tüketiminin bir diğer nörodejeneratif hastalık olan Parkinson hastalığında da olumlu etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışmalarda bahsedilen 1-2 bardak kahve bizim geleneksel kahvemiz olan Türk kahvesi açısından düşünüldüğünde 3-4 fincan kahveye denk gelmektedir. Günde 3 kez Türk kahvesi içmek keyifli olduğu kadar bunamaya karşı koruyucu bir faktör olarak da durmaktadır.”

“Kahvenin yanı sıra günde 1-2 parça siyah çikolata yemenin de Alzheimer hastalığından korunmada etkili olabileceği yönünde veriler ortaya konmuştur. Kakaonun deney hayvanlarında Alzheimer hastalığında biriken plakları azalttığı ve de içeriğindeki flavonoid adı verilen maddelerin zihinsel işlevlere müspet etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Bu bilgiler ışığında sosyal bir hayat yaşamanın da koruyucu etkisi düşünüldüğünde dostlar ile içilen kahve ve yanında ağzı tatlandıracak bitter çikolatanın Alzheimer gelişimine karşı koyan müttefiklerimiz olduğu düşünülebilir.”

Beyninizi Sevin

  1. Egzersiz Yapın: Beyninize ve Vücudunuza kan akışını ve kalp ritminizi artırmak için düzenli olarak egzersiz yapın. Çeşitli bilimsel çalışmalar fiziksel aktivitenin zihinsel bozulma riskini azalttığını göstermektedir.
  2. Okuyun, öğrenin: Hayatın her döneminde eğitim, zihinsel bozulma ve demans riskini azaltır. Örneğin belediyelerin, üniversitelerin açtıkları eğitimlere, kursa katılın.
  3. Sigarayı bırakın. Sigara içmenin zihinsel bozulma riskini artırdığı kanıtlanmıştır. Sigarayı bırakmak, risk seviyenizi, hiç içmemiş olanlarınkine yakın bir seviyeye indirir.
  4. Kalbinize iyi bakın. Şişmanlık yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıklar ve inmenin zihinsel sağlığı da olumsuz etkilediği kanıtlanmıştır. Kalbinize iyi bakın, beyniniz de sağlıklı olsun.
  5. Başınızı koruyun! Çarpmayın. Beyin hasarları zihinsel bozulma ya da demans riskini artırabilir. Arabada kemer takın, bisiklet ve benzeri araçlar sürerken kask takın ve düşmeleri önleyecek tedbirler alın.
  6. Doğru Beslenin. Az yağlı, sebze ve meyveden yana zengin, sağlıklı ve dengeli beslenerek zihinsel gerilime riskini azaltın. Beslenmenin zihinsel fonksiyonları üzerindeki etkisi konusunda çok fazla araştırma bulunmamakla birlikte, Akdeniz diyeti gibi bazı diyetler riski azaltmak konusunda yararlıdır.
  7. Uykunuzu Tam Alın. Yeterince uyumamak, uykusuzluk hastalığı veya uyku apnesi hafıza ve düşünme kapasitesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
  8. Ruh sağlığınıza dikkat edin. Bazı bilimsel çalışmalar, depresyonun zihinsel bozulma riskini artırdığına işaret ediyor, dolayısıyla depresyon, kaygı gibi ruh sağlığı sorunlarına ilişkin belirtiler yaşıyorsanız derhal tıbbi destek alın.
  9. Arkadaşlarınızdan kopmayın. Sosyal ilişkileri yoğun tutmak beyin sağlığını destekler Akraba ve dostlarınızla sık sık size keyif veren etkinliklerde bir araya gelin. Hayvanları seviyorsanız bir barınakta gönüllü olun, şarkı söylemeyi seviyorsanız bir koroya katılın.
  10. Beyninizi meşgul edin. Beyninizi hep aktif tutun. Bir mobilya parçası inşa edin, yapboz yapın, sanatla uğraşın, briç gibi stratejik düşünmeyi gerektiren oyunlar oynayın. Yeni şeyler deneyin. Beyninizi zorlamanın size hem kısa hem de uzun vadede yararları olur.

ALZHEİMER HASTALIĞI VE İNFLAMASYON

Alzheimer hastalığında beyin hücrelerinin ölümünün yanı sıra, çok erken evrelerden itibaren inflamasyonun da eşlik ettiğini belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, son dönemde Alzheimer hastalığı tedavisinde inflamasyonu azaltan ilaçların da denendiğini belirtti. “Şimdilik erken dönemdeki çalışmaları yapılan ve kanser hastalarında kullanılan bir sentetik kannaboid ve nadir görülen bir kansızlık nedeni olan orak hücreli anemi tedavisi için geliştirilen bir molekül Alzheimer hastalığında deneniyor. Bu yaklaşımın yararlı olup olmayacağını, bu moleküllerin hastalardaki kullanımı ile öğreneceğiz. Alzheimer hastalığında kandaki beyaz küre hücrelerini uyaran sargramostim isimli etken maddenin de etkili olabileceğine dair ön veriler mevcut. Bu ilacın etkinliği de hastalarda denenmekte ve bununla ilgili cevabı önümüzdeki yıllarda alacağız.”

https://www.sagligimicinhersey.com/2016/09/saglik-haberleri/koku-tanima-testiyle-alzheimer-tanisi/

 

29Ağu

Alzheimer’ın belirtileri ve tedavisindeki son gelişmeler… O molekül mucize yaratacak mı?

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Türkiye Alzheimer Derneği’nin düzenlediği toplantıda, hastalıkla ilgili önemli bilgiler verildi. Hastalığa karşı kadınların daha çok tehlikede olduğu, ileri yaşlardaki koku alma bozukluklarının önemli bir belirti sayılabileceği ve hangi yaşam biçimlerinin hastalıkla savaştığı gibi konular tartışıldı. Toplantıdaki önemli konulardan biri de Alzheimer’ın Türkiye’de görülme hızının neden bu kadar arttığı oldu. Bu amansız hastalıkla ilgili diğer bir önemli konu ise tedavisi ile ilgili gelişmeler: ‘Aduconumab’ molekülü, Alzheimer’ı alt edebilecek mi?

29Ağu

38. İstanbul Maratonu’nda 500 Alzheimer hastasının elini tutmak için siz de koşabilirsiniz!

Türkiye Alzheimer Derneği, 38. İstanbul Maratonu’nda, Alzheimer hastalarına destek olmak için koşacak gönüllülerini arıyor. Bu yıl 13 Kasım tarihinde koşulacak olan 38. İstanbul Maratonu’na katılarak 500 Alzheimer hastasının elini tutmak için, 15 Ekim’e kadar İBB Spor AŞ’ye ve sonrasında Adım Adım Oluşumu’nun İyilik Peşinde Koş (İPK) Platformu’na kayıt yaptırmak yeterli.

 Proje kapsamında 50.000 TL’lik bağış toplanması hedefleniyor. Bu hedefin gerçekleşmesi ile birlikte yatağa bağımlı 500 Alzheimer hastasının evlerine ücretsiz hemşire desteği sağlanacak.

 Türkiye’de 600.000 aile Alzheimer hastalığıyla mücadele ediyor ve yaş ortalaması gittikçe artan toplumumuzda Alzheimer’ın her geçen sene daha da yaygınlaşması bekleniyor. Hasta yakınları ve Alzheimer hastalığı konusunda uzman hekimler tarafından 1997 yılında kurulan Türkiye Alzheimer Derneği, halkın Alzheimer hastalığı ve bakımı konusunda bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve bu hastalıktan mustarip kişi ve ailelerin yaşam kalitesinin artırılması için çalışıyor. Bu bağlamda 38. İstanbul Maratonu’na Adım Adım Oluşumu ile birlikte katılan Alzheimer Derneği, yatağa bağımlı 500 Alzheimer hastasına ulaşmak ve destek olmak için koşacak gönüllülerini arıyor.

Kolektif yardımseverlik koşusu konseptini Türkiye’ye taşıyan Adım Adım Oluşumu İyilik Peşinde Koş Platformu altında yürütülen kampanyanın hedeflerinden biri, Alzheimer hastalarının elinden tutmak olacak. Alzheimer hastalığının son evresinde, hastalar konuşma, ihtiyaçlarını ifade etme, yutma, hareket etme yeteneklerini yitiriyor ve tamamen yatağa bağımlı hale geliyor. Bu nedenle de hastaya sürekli bakım vermek, yaşam kalitesini ve onurunu korumak, yakını için de giderek zorlaşıyor. 38. İstanbul Maratonu’ndan toplanacak bağışlarla, yatağa bağımlı Alzheimer hastalarının evlerine ücretsiz eğitimli hemşire ziyaretleri sağlamak ve hasta yakınlarına bakım ve eğitim desteği sunmak amaçlanıyor. Proje kapsamında 50.000 TL’lik bağış toplanması hedefleniyor. Bu hedefin gerçekleşmesi ile birlikte proje sonunda yatağa bağımlı 500 Alzheimer hastasının evlerine ücretsiz hemşire desteği sağlanmış olacak.

İstanbul Maratonu’na kaydolup Türkiye Alzheimer Derneği ile yardımseverlik koşusuna katılacak olan koşucuların, önce son kayıt tarihi olan 15 Ekim’ kadar maratonun resmi sitesi http://www.istanbulmarathon.org adresinden koşucu kayıtlarını yaptırmaları gerekiyor. Maraton koşusunu yardımseverlik kampanyası haline getirecek olan koşucuların ise ipk.adimadim.org adresi üzerinden profillerini oluşturmaları ve kendi adlarına destekledikleri STK için bağış çağrıları yapmaları gerekiyor. Bu yıl 13 Kasım’da yapılacak olan koşudan 15 gün önceki ve 15 gün sonraki zaman aralığında bağışlar toplanabilecek. Yardımsever koşucular adlarına yapılan bağışların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını, İyilik Peşinde Koş (İPK) Platformu üzerinden takip edebilecek.

Proje bilgileri için: http://ipk.adimadim.org/nonprofit/view?id=27330

Türkiye Alzheimer Derneği Hakkında:

Alzheimer Derneği, Alzheimer hastalığı ve diğer demans sendromlarıyla ilgilenen sağlık personeli, hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler tarafından 1997 yılında kurulmuştur. Hastalık bilincinin geliştirilmesi, hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması, hastaların ve yakınlarının desteklenmesi, kendi kendilerine yardım için zemin hazırlanması, daha iyi bilgilenme ve bakım sağlanması, bu konudaki bilimsel çalışmaların arttırılması ve desteklenmesi amacını gütmektedir.

Alzheimer hastalığı gibi kesin tedavi olanakları olmayan, toplumun önemli bir kesimini etkileyen, hastayla birlikte tüm bir ailenin de yaşamını somut olarak değiştiren ve uzun yıllar süren bir hastalıkta toplumsal destek çok önemlidir. Aktif yaşayan ve üreten bir yetişkinin giderek çocuklaşması, geçmişte edindiği becerileri birer birer yitirmesi ve tamamen bakıma muhtaç hale gelmesi, bu konuyu sıradan bir sağlık sorunu olmaktan çıkarmaktadır. Aileler için tedavi yöntemleri aranması gereken bir hastalık olmasının ötesinde Alzheimer hastalığı, yeni bir yaşam biçimi anlamına da gelmektedir. Derneğin önemli amaçlarından biri bu hastalığın tanınmasını sağlamaktır.

www.alzheimerdernegi.org.tr

 

 

Adım Adım Oluşumu Hakkında

Adım Adım, Mart 2008’te, yurtdışında ‘charity run’ olarak bilinen kolektif yardımseverlik koşusunu Türkiye’de tanıtmak ve yaygınlaştırmak için kurulan ilk sivil toplum oluşumudur. Adım Adım Oluşumu, başta koşu olmak üzere yüzme, bisiklet, dağcılık gibi dayanıklılık gerektiren sporlar aracılığıyla ülkemizin önemli sosyal sorumluluk projelerine maddi kaynak ve tanıtım desteği sağlamaktadır. 2016 itibariyle 13 bin gönüllü koşucusu ve 111 bin bağışçı aracılığıyla bünyesinde yer alan STKLara aktarılan kaynak 14.5 milyon TL’ye ulaşmıştır.

 

 

İlgili Kişi:

Serpil Güzel Ün, Marjinal Porter Novelli

0212 219 29 71, serpilg@marjinal.com.tr

29Ağu

Türkiye Alzheimer Derneği, Junior Chamber International (JCI)

Türkiye Alzheimer Derneği, Junior Chamber International (JCI) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen, “ULUSLARARASI KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ZİRVESİ” nde sosyal sorumluluk ödülüne layık görülmüştür. 6 Aralık 2016 gecesi yapılan törende dağıtılan, otistik ve engellilerin hazırladıkları seramik çalışmalardan yapılan ödülü Derneğimiz adına, Dernek Başkanımız Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu almıştır.

 

29Ağu

Karaköy A Morgans Original Oteli

3 Ocak 2017 tarihinde, 10 Karaköy A Morgans Original Otelin terasında Dernek Yönetim Kurulu üyelerimiz, gönüllü koşucularımızdan en başarılı 30 u, Adım Adım üyeleri ve Bilgi Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı buluşarak geçtiğimiz başarılı kampanyayı kutladık ve kendilerine teşekkür ettik

29Ağu

Türkiye Alzheimer Derneği 2017 Yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı 05 Nisan 2017

Türkiye Alzheimer Derneği 2017 Yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı     05 Nisan 2017

Derneğimizin Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 05/04/2017 Çarşamba günü saat 10.30’da İstanbul Tıp Fakültesi Çapa Nöroloji Bölümü 2.Kat Çapa-Fatih/İstanbul adresinde aşağıdaki gündeme göre yapılmasına, yeterli çoğunluk sağlanamaması veya ertelenmesi halinde  12/Nisan/2017 tarihinde aynı yer, saat ve gündem ile  yapılacağını tebliğ ederiz.

Dernek Üyelerinin ve Yetkililerinin, belirtilen gün ve saatte, belirtilen yerde Asaleten veya Vekâleten bulunmalarını rica ederiz.

 

Saygılarımızla.

 

GÜNDEM

1-)  Açılış ve Saygı Duruşu,

2-)  Divan Heyetinin Oluşturulması,

3-)  Bursa ve Erzurum Şubelerinin kapatılması konusunun genel kurula     sunulması,

4-)  Dilekler ve Kapanış.

 

 

Not: Dernek Tüzüğünün 10. Maddesi uyarınca üyelerimizin Genel Kurula katılabilmeleri için 2017 yılı ve şayet varsa geçmiş dönemlere ait ödentilerinin en geç 31 Mart 2017 Cuma günü saat 17.00’ye kadar makbuz karşılığı Dernek Merkezine yatırmaları veya

AKBANK/PERPA ŞUBESİ/TR30 0004 6006 3388 8000 068927 Nolu Dernek hesabına havale etmeleri gerekmektedir.

 

 

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu

 

Halil Rıfat Paşa Mah. Güler Sk. No:33

Okmeydanı Şişli-İstanbul

Tel: 0212 224 41 89

Tel: 0546 510 91 98

Faks: 0212 296 05 79

e-posta: bilgimerkez@alzheimerdernegi.org.tr

www.alzheimerdernegi.org.tr

 

29Ağu

21 Eylül Alzheimer Derneği Basın Bülteni

“DÜNYADA HER 3 SANİYEDE 1 BUNAMA TEŞHİSİ KONULUYOR”

Türkiye Alzheimer Derneği, Abdi İbrahim’in koşulsuz desteği ile 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyerek hastalığa dikkat çekti. Etkinlikte Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarından oluşan koro mini bir konser verdi. Tüm dünyada ve Türkiye’de Alzheimer hastalığının hızla arttığını belirten Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası “Ülkemizde olduğu gibi hızla yaşlanan toplumlarda, Alzheimer hastalığı ve diğer demans (bunama) hastalıkları, maalesef ki en sık görülen sağlık problemleridir. Alzheimer hastalığı, demans hastalıklarının yaklaşık üçte ikisinin sorumlusudur ve dünyada her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konuluyor. Her 20 yılda demanslı hasta sayısı ikiye katlanıyor ve günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyona çıkması öngörülüyor” dedi.

 

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Türkiye Alzheimer Derneği’nin Abdi İbrahim’in desteğiyle düzenlediği basın toplantısına Türkiye Alzheimer Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Murat Emre, Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, yönetim kurulu üyeleri Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu, Doç. Dr. Başar Bilgiç, Hüseyin Beşgül ve Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü katıldı. Hasta ve hasta yakınlarının katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Alzheimer hastalığı ile ilgili bilgiler ve merak edilenler konuşuldu.

 

“Dünyada Her 3 Saniyede 1 Bunama Teşhisi Konuyor”

Toplantıda Alzheimer hastalığının tüm dünyada hızla arttığına dikkat çeken Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Haşmet Hanağası, dünyada her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konulduğunu belirtti. Hanağası “Dünyada her 20 yılda demanslı hasta sayısı ikiye katlanıyor ve günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının 2050 yılında 152 milyona çıkması öngörülüyor. Ülkemiz gibi yaşlı nüfusun hızla arttığı bölgelerde, artış oranı 20 yıl içinde 5 katına kadar çıkabilir. Hastalığın artmasıyla birlikte maliyet de artıyor. Alzheimer hastalığı ve demans tüm dünyada 1 trilyon doların üzerinde bir maliyete neden oluyor” dedi.

Alzheimer Hastalığında Erken Teşhis önemli

Alzheimer hastalığında erken tanının önemini vurgulayan Haşmet Hanağası sözlerini şöyle sürdürdü: “Alzheimer hastalığı ve diğer pek çok demansa erken dönemde tanı konulamamaktadır. Unutkanlık ve diğer zihinsel yakınmalar ile gelen hastalar mutlaka detaylı bir şekilde muayene edilmeli ve gerekirse detaylı testler yapılmalıdır. Erken tanı, hasta ve hasta yakınlarına gerekli desteğin verilmesi, sosyal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması, uygun tedavilere başlanması için büyük önem taşımaktadır. Günümüzde özellikle Alzheimer hastalarında yürütülen birçok deneysel ilaç çalışması erken evrede bulunan hastalar ile yapılmaktadır. Bunun nedeni beyinde hücre ölümü daha fazla olmadan önlem almak ve hastalığın seyrini yavaşlatmaya çalışmaktır.”

Alzheimer hastalığı ve demans riskinin azaltılmasının, hastalıkların Türkiye’deki maliyet yükünü de azaltacağını belirten Hanağası, bu yükün azalması ile tasarruf edilerek diğer sağlık girişimlerine daha fazla zaman ayrılması, hasta bakımının düzeltilmesi, gündüz yaşam evleri ve diğer bakım evlerinin kurulmasının sağlanabileceğini belirtti.

 

Hava Kirliliği ve Aşırı Gürültü Bunama İçin Risk Yaratıyor

Hava kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkilerinin dışında bunamayı da beraberinde getirdiğini belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, bu konuyla ilgili dünyanın farklı yerlerinde yapılan çalışmalar hakkında verileri paylaştı. Bilgiç “Araştırmalar hava kirliliğinin olduğu yerlerde yaşayan kişilerde, bunama riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Hava kirliliği, Alzheimer hastalığında beyinde biriken ‘amiloid’ isimli protein birikimini tetikliyor ve beyinde “inflamasyon” denen iltihabi duruma yol açıyor. Hava kirliliği yaratan partiküller ne kadar küçükse beyin hücrelerinin ölümüne yol açan süreçleri de o kadar fazla tetikliyor. Bu küçük moleküller burundan koku siniri aracılığı ile beyne de ulaşabiliyor. Hava kirliliğine maruz kalanlarda zihinsel yetilerde sorunlar olduğu ve beyin hacimlerinin daha azalmış olduğu da son çalışmalar ile öğrenilmiştir. Asıl bilinmeyen ise hava kirliliği yaratan maddeler içinde hangisi ya da hangilerinin doğrudan beyinle ilişkili olduğu ve ne kadar süre hava kirliliğine maruz kalmanın bunlara neden olduğudur. Tüm bu gelişmeleri çevre dostu politikalar ile ilişkilendirilerek bunama riskini azaltabiliriz” dedi.

Hava kirliliği dışında bir diğer kirlilik türü olan gürültünün de insan beynine olumsuz etkileri olduğu söyleyen Bilgiç, Avrupa’da yapılan çalışmalarda 55 desibel ve üstü gürültüye daha sık maruz kalan kişilerin zihinsel yetilerinde bozulma görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Başar Bilgiç “Özellikle ulaşım araçlarının yarattığı çevresel gürültüyü azaltıcı düzenlemeler ve daha sessiz araçların yaygınlaşması konusundaki çalışmalar bu hastalıkla ilgili olumlu bir gelişme yaratabilir” diye konuştu.

 

Yüksek Tansiyonu Olanlarda Bunama Riskini Azaltmak İçin Tansiyon Değerleri Ne Olmalı?

Tansiyon yüksekliğinin bunama ile ilişkisi hakkında hasta ve hasta yakınlarını bilgilendiren Doç. Dr. Başar Bilgiç, “Yüksek tansiyon tedavisi ile bunama riskinde azalma sağlanabildiği daha önceki çalışmalarda görülmüştür. Son dönemde yapılan çalışmalar tansiyon ilaçlarının birçoğunun bu olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu durum yüksek tansiyonun demans açısından “iyileştirilebilir” bir risk faktörü olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

Orta yaştaki kişilerin tansiyonunu ölçtürmesi ve yüksek bulunursa da bir hekime başvurması gerektiğini belirten Bilgiç “Halk arasında büyük tansiyon olarak da bilinen sistolik kan basıncının geleneksel sınır değeri olarak kabul edilen 140 mmHg değerinin de kabul edilemez bir değer olduğu ortaya çıkmıştır. Zira bu sene Avrupa’da yapılan bir çalışma, sınır değerin 130mmHg olarak kabul edilmesinin bunamanın önlenmesi açısından daha yararlı olduğunu göstermiştir” şeklinde konuştu.

 

Görme Sorunları da Bunama Riski Yaratıyor

Çok yeni yayınlanan ve 3877 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada üç göz hastalığının (glokom, diabetik retinopati ve maküler dejenerasyon), Alzheimer hastalığı riskini arttırdığının gözlendiğini belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, bu göz hastalıklarının yaşlılıkta oldukça sık görülen hastalıklar olduğunu ifade etti. Bilgiç “Özellikle riskli bireylerin bu göz hastalıkları açısından taranıp takip edilmesi ve önlemlerin alınması, Alzheimer ile mücadelede yeni bir adım olabilir. Görme sorunlarına yönelik tarama ve tedavi yaklaşımları ile olumlu sonuçların izlenmesi hiç şaşırtıcı olmayacaktır” dedi.

 

Kış Alzheimer Hastalarına İyi Gelmiyor

Etkinlikte konuşma yapan Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu, Alzheimer hastalarının genel olarak yaz sonu ve sonbaharda hem zihinsel hem de davranışsal olarak daha iyi olduğuna dikkat çekti. Kanada, ABD ve Fransa’da yapılan 3500 hastanın dâhil edildiği çalışmaya değinen Baral-Kulaksızoğlu, çalışmanın yaz-sonbahar ile kış ayları arasında neredeyse 5 yıllık bir zihin kapasite farkı olduğunu belirtti.

Gün İçinde Uyuklamak Alzheimer’in Habercisi Olabilir

Gün içinde uyuklamaya meyilli kişilerin, özellikle erkeklerde, 10 yıl içinde demans gelişme riskini arttırdığını gösteren araştırmalar olduğunu anlatan Baral-Kulaksızoğlu, bu durumun bunamanın erken bulgusu olabileceğine de değindi. Prof. Dr. Işın Baral-Kulaksızoğlu sosyal medyayı aktif olarak kullanan yaşlıların zihinsel fonksiyonlarını daha iyi koruduğunu belirtti. Sosyal aktivitelerin özellikle kadınlarda Alzheimer hastalığına karşı koruyucu özellik taşıdığını da sözlerine ekledi.

 

29Ağu

7. Ulusal Alzheimer Kongresi

Konya’da 20 ve 23 Nisan 2017 tarihleri arasında düzenlenen 7. Ulusal Alzheimer Kongresi, tüm geçmiş kongrelerde olduğu gibi yoğun bir programa ve geniş bir katılımcıya sahipti. Katılımcılar, nörologlar, psikiyatristler, geriyatristler, aile hekimleri, psikologlar, mühendisler ve ilaç firma çalışanlarından olmak üzere, ortak bir dil konuşabilen ama oldukça farklı alanlardandı. Üç gün boyunca geç saatlere kadar süren tüm oturumlara yoğun katılım oldu Kongrenin ilk günü Alzheimer derneğinin tüm şubeleri bir araya geldi. Yıl içinde yapılan tüm önemli faaliyetler konuşuldu ve derneğin stratejik planı tekrar gözden geçirildi. Toplantıda yıl içinde her şubenin büyük emek ve gönüllülük isteyen ve birbirinden faydalı faaliyetleri değerlendirildi. Karşılıklı etkileşim içinde her şubenin yaratıcı faaliyetleri diğer şubeler için de ilham yarattı. Toplantı sonunda hastalar ve toplum için iyi bir şeyler yapmış olmanın huzuru ile gelecek yıl faaliyetleri için büyük bir moral depolandı. Bilimsel kısımda ise kongre klasikleşmiş ilk gün kursu ile başladı. Prof. Dr. Hakan Gürvit ve Prof. Dr Öğet Öktem moderatörlüğünde yapılan bu Demans Şüphesinde Nöropsikolojik Değerlendirme kursuna Hem klinik yönü hem de nöropsikolojik değerlendirme yönü işlendiğinden kursa hekimler ve psikologlar tarafından ilgi büyüktü. 21 Nisan Cuma gününe açılış konuşmaları ile başlandı.Kongrenin son gününde nörologlar, psikiyatristler, geriyatristler, aile hekimleri, psikologlar ve mühendisleri bir araya getiren “Temel Bilgileri Oturumu” kursu ile kongre başarılı bir şekilde sona erdi. Bu yıl kongreye katılan poster başvuruları arasında Eskişehir’den genç alzheimer gönüllüleri Gönül Ceylin Şener (The Hill School USA) ve Tuna Yelken (Eskişehir Atayurt Lisesi) ‘in yaptığı “Alzheimer Demans’lı Hastalarda Ritmik Müzik Dinlemenin Beyin Egzersiz Oyun Skorları Üzerindeki Etkisi” adlı bilimsel çalışmaları ile Türkiye Alzheimer Derneği özel ödülüne layık görüldü. Şubeler olarak birbirimizle kenetlenip, geleceği planlayıp, bilimsel bilgileri de özümseyerek kongremizi sonlandırdık. 2018 yılında yapılacak 8. Ulusal Alzheimer Kongresinin planlamasına ise döner dönmez başladık. Gelecek yıl hem bilimsel alanda, hem tedavide, hem de sosyal alanda daha da yol kat etmiş olarak toplanmak üzere…

29Ağu

9-10-11 Mart 2018’de Türkiye Alzheimer Derneği Şubeler Toplantısı Eskişehir

9-10-11 Mart 2018’de Türkiye Alzheimer Derneği Şubeler Toplantısı Eskişehir Tasigo Otel’de Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Eskişehir, İzmir, Kadıköy, Kayseri, Konya, Mersin şubeleri, Karabük Temsilciliği ve Genel Merkezin katılımı ile yapılmıştır. Açılması planlanan Adana Şubesi kurucuları da toplantıya katılmıştır. Toplantı Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu’nun açılış konuşması ile başlamış, şubelerin son 1 yıllık faaliyetlerinin paylaşılması ve değerlendirilmesi ile devam etmiştir.

 

Toplantıda Türkiye Alzheimer Stratejik Planı hakkında konuşulmuş ve Türkiye Alzheimer Derneği ve şubelerinin orta vadeli Stratejik Planı’nın belirlenmesi için görüşler sunulmuştur. Şubelerin var olan sorunları tartışılmış ve sorunlara çözüm önerileri geliştirilmiştir.

 

11 Mart 2018’de “Şubelerin ortak proje geliştirme ve yürütme motivasyonlarının arttırılması, Avrupa birliği projelerinde yer almaları için teknik desteğin sağlanması, derneğe bağlı kurulan veya kurulacak olan gündüzlü/sürekli bakım evleri hakkında görüş paylaşılması” konulu çalıştay Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı – Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü – Kalite Geliştirme Dairesi Başkanlığından Uzm. Fzt. Hatice Reyhan ÖZGÖBEK’in katılımı ile yapılmıştır.

 

Aynı gün Eskişehir Yatılı Bakım Evi şube yöneticileri tarafından ziyaret edilmiştir.

Yazı dolaşımı