Alzheimer’ın belirtileri ve tedavisindeki son gelişmeler… O molekül mucize yaratacak mı?

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Türkiye Alzheimer Derneği’nin düzenlediği toplantıda, hastalıkla ilgili önemli bilgiler verildi. Hastalığa karşı kadınların daha çok tehlikede olduğu, ileri yaşlardaki koku alma bozukluklarının önemli bir belirti sayılabileceği ve hangi yaşam biçimlerinin hastalıkla savaştığı gibi konular tartışıldı. Toplantıdaki önemli konulardan biri de Alzheimer’ın Türkiye’de görülme hızının neden bu kadar arttığı oldu. Bu amansız hastalıkla ilgili diğer bir önemli konu ise tedavisi ile ilgili gelişmeler: ‘Aduconumab’ molekülü, Alzheimer’ı alt edebilecek mi?

09:3821 Eylül 2016
Alzheimer’ın belirtileri ve tedavisindeki son gelişmeler… O molekül mucize yaratacak mı?

Türkiye’de 600 bin ailenin Alzheimer hastalığı ile mücadele ettiği ve her 3 saniyede 1 kişinin demans hastası olduğu bilgilerinin verildiği toplantıya, Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Başar Bilgiç, Doç. Dr. Barış Topçular, Hüseyin Beşgül, Revna Demirören gibi uzmanlar katıldı. Uzmanlar, Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 8,7’sini oluşturan 65 yaş üstü nüfusun hızla arttığını ve bu nedenle de demans hastalarının sayısında hızlı bir artış gözlemlendiğini belirtti. Önümüzdeki yıllarda ise dünya nüfusundaki Alzheimer hastası oranının katlanarak artacağını öngörülüyor. Peki tıp dünyası bu hastalıkla ilgili mücadelede hangi noktada?

alzheimer-dernegi

KADINLAR TEHLİKEDE: MEME KANSERİ RİSKİNDEN 2 KAT DAHA FAZLA

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, hastalığın kadınları daha çok tehdit ettiğini belirterek şunları söyledi: “Elde edilen yeni verilere göre 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i Alzheimer hastası olurken, erkeklerde bu oran 11’de 1 olarak gözlenmekte. Mevcut hastaların 2/3’ü de maalesef kadın. 60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riski, kadınlarda çok korkulan meme kanseri olma riskinden 2 kat daha fazla. Bu konuda; hormonal ve biyolojik faktörler, yaşam süresi, iş alanları, eğitim düzeyi, kalp hastalıklarının görülme sıklığı, strese duyarlılık, sık depresyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceği öne sürülüyor.”

KOKU ALGISININ AZALMASI, DEMANS BELİRTİSİ OLABİLİR

Alzheimer tanısı konusunda gelinen son aşamalara değinen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Barış Topçular, ileri yaşlardaki koku tanıma ve ayırt etme bozukluklarının, Alzheimer hastalığının erken habercisi olabileceğini belirtti. Topçular konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Araştırmalarda koku tanıma testi, bilişsel bozukluk ve demans tanısı için kullanılan iki biyolojik belirteç ile karşılaştırılmıştır. Bulgular bilişsel bozukluk ve demansı saptamada koku tanıma bozukluğunun, MR kullanarak ölçülen entorhinal korteks kalınlığı kadar, hatta daha da iyi bir belirteç olduğunu göstermiştir. Buna karşın koku testi beyinde amiloid plakları gösteren Amiloid PET kadar etkin bulunmamıştır. Ancak, PET incelemeleri koku tanıma testine kıyasla son derece maliyetli ve uygulanması zordur. Daha ileri araştırmalar koku alma testinin demans riskini erken dönemde saptamada kullanışlı bir testi haline gelmesini sağlayabilir.”

ERKEN YAŞLARDA  BAŞLAYAN EĞİTİM VE ZİHİN EGZERSİZLERİ FARK YARATIYOR

Alzheimer’a karşı alınabilecek en erken önlem ise eğitim. Eğitime erken yaşlarda başlayanların ve eğitim düzeyi yüksek olanların Alzheimer’a yakalanma riski azalıyor. Eğitimin koruyucu bir faktör olduğunun nörolojik olarak da kanıtlandığını belirten Topçular, konu ile ilgili araştırmalar hakkında bilgiler verdi. Eğitim ve zihin egzersizlerinin etkisini Topçular şöyle açıkladı: “Wisconsin Üniversitesi Alzheimer Araştırma Merkezi’nde yürütülen çalışmada 268 katılımcıda eğitim düzeyinin Alzheimer Hastalığı gelişimi üzerine etkileri incelenmiştir. 211 sağlıklı birey ile 57 bilişsel bozukluğu olan bireyin katıldığı çalışmadaki bulgular, eğitim düzeyi yüksek bireylerde Alzheimer hastalığında rol oynayan amiloid ve TAU proteinlerinin birikiminin, eğitim düzeyi düşük bireylere kıyasla çok daha az olduğunu göstermektedir. Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bir grup araştırmacının elde ettiği veriler “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin de ileride demans gelişme riskini azalttığını göstermekte. ACTIVE çalışmasında çeşitli bilişsel egzersizlerin sağlıklı bireylerdeki etkileri 10 yıl süreyle izlenmiştir. Altı farklı araştırma merkezinden 2,785 katılımcının olduğu çalışmada bellek egzersizleri, akıl yürütme egzersizleri ve bilgisayarlı “bilgi işleme hızı” egzersizleri karşılaştırılmış ve sadece “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin demans üzerine etkili olduğu görülmüştür. 10 yıllık takipte bilgi işleme hızı egzersizlerinin demans gelişme riskinde %33 oranında azalma ile ilişkili olduğu görülmüştür. Biz de Türkiye Alzheimer Derneği olarak Gündüz Yaşam Evlerimizde bilgisayarla dikkat ve bellek rehabilitasyonu uygulamaları başlattık.”

ALZHEİMER’LA SAVAŞAN ALIŞKANLIKLAR

Akdeniz tipi beslenme bütün branştaki doktorların önerdiği bir beslenme türüdür. Alzheimer hastalığı ile ilgili Finlandiya’da yapılan bir çalışmada da yine Akdeniz tipi diyetin önemine rastlandı. Bu tip beslenme ile beraber, düzenli fiziksel ve bilişsel egzersiz yapan ve kalp damar hastalıkları açısından kontrol altında olan bireylerde demans gelişme riskinin daha düşük olduğu saptandı. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Barış Topçular ayrıca günlük meyve tüketiminin de altını çizdi.

ALZHEİMER’A KARŞI KORUYUCU BİR MUCİZE FORMÜL: DOSTLARLA İÇİLEN BİR KAHVENİN YANINDA 2 PARÇA BİTTER ÇİKOLATA YEMEK

Yapılan araştırmalar, günde 1-2 bardak kahve tüketmenin Alzheimer riskini azalttığını ortaya koydu. Ancak bu miktar arttığında kahvenin koruyucu özelliği ortadan kayboluyor. Kahve türü olarak Türk kahvesi içerseniz bu miktar, 3 fincana çıkabilir.

Diğer bir mucizevi etki de kakaodan… Günde 1-2 parça siyah çikolata da Alzheimer’dan korunmada önemli bir noktada. Ayrıca aktif bir sosyal hayatın, kahve ve çikolatanın etkisi ile birleştiğinde Alzheimer hastalığına karşı önemli bir kalkan oluşturuluyor.

HEYECAN VERİCİ GELİŞME: ADUCONUMAB MOLEKÜLÜ

Alzheimer’ın tedavisi henüz mümkün olmasa da heyecan verici gelişmeler de mevcut. Geçtiğimiz haftalarda Nature dergisinde yayınlanan bir makaleden bahseden Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Başar Bilgiç şu bilgileri verdi: “Nature dergisinde erken dönemdeki Alzheimer hastalarının beyninde biriken amiloid maddesini doz ile ilişkili olacak şekilde temizleyen “Aduconumab” adlı molekülün verileri yayınlandı. Bu verilere göre bu molekül, diğer aşılar gibi beyinden amiloid maddesini temizliyor ama onlardan farklı olarak ilk defa hastalarda gidişatı da yavaşlatıyor. Bazı yan etkiler izlense de bunların bu çalışmada kabul edilebilir yan etkiler olduğu söylenebilir. Önümüzdeki yıllarda bu molekülün ikinci aşama verilerini heyecanla bekleyeceğiz.”

 

http://www.sozcu.com.tr/2016/saglik/alzheimerin-belirtileri-ve-tedavisindeki-son-gelismeler-o-molekul-mucize-yaratacak-mi-1401382/