Alzheimer hastalarına doğru yaklaşım ve iletişim

Doç. Dr. Aynur Özge

En uzak mesafe ne Afrika’dır
Ne Çin, ne Hindistan,
Ne seyyareler,
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe;
iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan…

Can YÜCEL

İletişim, kelime anlamı olarak diğer insanlarla her türlü sözlü ve sözsüz etkileşim kurma anlamına gelen, en az iki insanı gerektiren dinamik bir süreçtir. Temelde kişiler umursanmak, kabul görmek, değerli olmak, yeterlilik ve sevilmek gibi var olmanın göstergeleriyle anlaşılmak için iletişim kurarlar. Oysa yaşlılarda gelişen fiziksel değişiklikler nedeniyle kişinin benlik kavramı, kendine güveni ve iletişim yeteneği bozulmuştur. Keza yaşanan çevre ve sahip oldukları sağlık problemleri de bu süreçte olumsuz rol alabilmektedir.

İlerleyici bir beyin hastalığı olan Alzheimer hastalığında zihinsel fonksiyonlarda başta bellek ve lisan yeteneği olmak üzere yaşanan kayıplar iletişimi bozmaktadır. Zamanla eklenen algılama güçlükleri, eşlik edebilen davranışsal sorunlar, kullanılan ilaçların yan etkileri ve bakım koşullarına ait faktörler de iletişim sorununa yeni halkalar eklemektedir.

Alzheimer hastalarında karşılaşılan iletişim sorunlarına yaklaşırken hastanın hangi evrede olduğuna (hastalık kabaca erken, orta ve ileri evre olmak üzere üç evredir) ve gerek bireysel, gerekse bakım verene ait çevresel özelliklere dikkat etmek gerekmektedir. Sorunları tanımlamak ve pratik çözüm önerileriyle örnek vermek gerekirse;

Sorun 1: Sözlü iletişim bozukluğu

Çözüm önerileri:

  • Kendinizi tanıtarak cümleye başlayın.
  • Hastaya saygınlığına uygun şekilde hitap edin.
  • Göz teması kurun.
  • Basit kelimeler, kısa cümleler tercih edin.
  • Yumuşak ve sakin bir ses tonu kullanın.
  • Cevap garantisi olan sorularla konuşmaya teşvik edin.
  • Uzun süreli belleğe ait sorular ile özgüveni destekleyin.
  • Sözünü kesmeyin, hatasını düzeltmeyin.
  • Soruları cevaplayacak yeterli zamanı tanıyın.
  • Dinlerken olumlu beden dili kullanın.
  • Bir anda çok fazla bilgi vermeyin.
  • Mizah gücünüzü zorlayın.
  • Mecazi anlam kullanmayın (örneğin “bu iş benim için çantada keklik” gibi).
  • Ortamda gürültü olmasın (Radyo, TV vb. kapatın).
  • Konuşmanızı lisan dışı iletişim yöntemleriyle (dokunmak, işaret etmek, mimikler vb) destekleyin.
  • Hoş, sakin ve destekleyici olmayı sürdürün. Örneğin, “merak etme her şey yolunda” gibi.
  • Söylediklerini dikkatle dinleyin.
  • Söylediklerini yavaşça tekrar edin ve önemli kelimeleri vurgulayın.
  • Bir kelimeyi hatırlamakta veya cümleyi bitirmekte zorlanıyorsa başka bir şekilde açıklamasını isteyin ya da anlamını tahmin ederek doğru olup olmadığını sorun.
  • Seçim yapması gerekiyorsa, “evet” veya “hayır” şeklinde yanıtlayabileceği biçimde soru sorun.
  • Bir şey yapmasını istemek işe yaramıyorsa, ona yapacağı şeyi göstermeyi deneyin.
  • Hiç yanıt vermese bile iletişimi sürdürmeye ve ilgisini çekmeye çalışın.

Sorun 2: Sizi dinlemiyor, sürekli aynı şeyi tekrarlıyor, adeta kendi dünyasında yaşıyor.

Çözüm önerileri:

  • Ortamda kendisini rahat hissetmesi için çaba harcayın.
  • Görme, duyma ya da damak rahatsızlığı olmadığından emin olun.
  • Ağrı, rahatsızlık, hastalık ya da ilaçların yan etkileri akıl karışıklığını artırabilir ve iletişimi zorlaştırabilir. Kontrol edin, danışın, yardım alın.

Sorun 3: Sözlü iletişimde başarılı olunamıyorsa

Çözüm önerileri:

  • Sözsüz iletişimi deneyin.
  • Gülümseyin, elini tutun veya şefkat belirten davranışlar yapın.
  • Direkt olarak ona bakın, size ilgi gösterip göstermediğine dikkat edin. Eğer vücut diliyle sizinle ilgilenmediğini ifade ediyorsa, birkaç dakika ara verin.

Sorun 4: Alzheimer hastalığına bağlı bellek kaybı

Çözüm önerileri:

  • Her zaman iletişime kendinizi tanıtarak başlayın.
  • Anlaması için ona zaman bırakın.
  • Olumlu beden diliyle sürece katkıda bulunun.
  • Fotoğrafların üzerine etiket yapıştırmak gibi çözümlerle işi pratikleştirin.
  • Eşya ve mekânlara etiket koyun.
  • Kafa karışıklığı yapacak eşyaları ortamdan uzaklaştırın.
  • Listeler, notlar, takvimler, çalar saatler vs. gibi anımsatıcılar kullanın.
  • Kaybolma olasılığına karşı üzerinde bileklik, kolye, giysi etiketi vb. bulundurun.
  • Elinizde yenilerde çekilmiş bir resmini bulundurun ki kaybolma vb. durumlarda ihtiyacınız olacaktır.
  • Hastanın zaman zaman farklı yerlerde misafir kalması gerekiyorsa, kullanmaya alışkın olduğu bazı eşyalarını da beraberinde götürmesini sağlayın (örneğin; yatak örtüsü, yastık, resimler gibi).

Sorun 5: Alzheimer hastalığı seyrinde görülen davranış problemleri (Hırçınlık, saldırganlık, ısrarcılık, uygunsuz davranışlar, hayal görme, sanrılar, uyku bozuklukları, duyarsızlık, içe kapanma vb.)

Çözüm önerileri:

  • Problem hastalıktan kaynaklanıyor, hastadan değil !!! Bu gerçeği kabul edin.
  • Her koşulda olabildiğince sakin olun.
  • Suçlamaları veya uygunsuz talepleri kesinlikle üzerinize alınmayın.
  • Suçlamayın, suçlanmayın ve kendinize bunun hastalıkla ilgili olduğunu sürekli hatırlatın.
  • Olaylar veya sözleri hastanın geçmiş kişiliği ya da yaşanan olaylarla ilişkilendirmeyin.
  • Ona sorunu algılaması ve sizinle işbirliği yapması için zaman tanıyın.
  • Aktif veya pasif olarak cezalandırmayın.
  • Mizah gücünüzü yardıma çağırın.
  • Olayın gerçekçi bir sebebi olabilir. Örneğin; açlık, susuzluk, engellenmişlik, can sıkıntısı, mahremiyeti koruma isteği veya yalnızlık korkusu gibi.
  • Dış uyaranları azaltın.
  • Her koşulda onu anladığınızı hissettirin.
  • Becerebilirseniz konuyu değişirin
  • Ortamı yeniden düzenleyin;
    • Televizyonu fişten çekin
    • Gerekiyorsa aynaları kapatın
    • Resimleri ortadan kaldırın
    • Gereksiz/zarar verebilecek eşyaları ortadan kaldırın.
  • İş-uğraş etkinlikleri vb ile dikkatini başka yöne çekin.
  • Güven duygusunu her fırsatta pekiştirin.
  • Kendinizi ve hastayı rahatlatıcı (meditasyon, gevşeme egzersizleri, aromaterapi, masaj vb.) yöntemleri her fırsatta dikkate alın.